
yıllar öncesinden bir kare.
mekan : Sapanca
ayaktakiler : kuzen, kız kardeşim, ben
oturan: ufak kuzen

yıllar öncesinden bir kare.
mekan : Sapanca
ayaktakiler : kuzen, kız kardeşim, ben
oturan: ufak kuzen
yarın sigarasız yedinci günüm olacak.( şeytana uyup yakmazsam ) bir haftayı devirmek üzereyim. doğum günüme nikotinsiz girmenin ayrı bir huzuru var üzerimde. fotoğraf albümüne bakınca ilk doğum günümdeki küpürü görünce güldüm yeniden. gazeteci bir aile dostumuz jest yapıp "minik gio 1 yaşında" diye başlık atmış habere. masanın üzerinde, sağımdan annemin solumdan babamın tutuşuyla durduğum siyah-beyaz fotoğraf. işte öyle bir şey... siyah-beyaz film gibi biraz...
"doğarken dünyayı böyle bilmezdim
elimde olsaydı belki gelmezdim
kaderin böylesine razı olmazdım
nesine razı ettin beni sevdiğim
hepsine razı ettin beni sevdiğim..."
sigarasız 4.günüm. bu sefer olacak! bilmem kaçıncı denemem. yenile yenile yenmeyi öğrendim sanırım. şu sigara paketlerindeki uyarıları da çok sevdim.
"sigara içen bülent ersoyla süt banyosu yapsın."
içersem namertim.
gün. 24 saat. 1440 dakika. 86400 saniye. bir de başka gün var ki ortalama 4-5 saat sürüyor. küsüratı önemsiz. 20-30 metre karelik bir alan içinde 10-20 kadın. bazısı örgüsünü örüyor, bazısı da aralarında konuşuyor. ev sahibi ise ikramlar için mutfakta. muhabbet, yemek faslı ve alışveriş. küçük altın, euro ya da yeni türk lirası. eskiden "mark" vardı. yediler onu. muhakkak aralarından bir ve ya iki kişi bu günlerden istifade ticaret yapıyor. kimisi nevresim kimisi kozmetik ürünlerini arkadaşlarına satmaya gayret gösteriyor. "acelesi yok. paran olduğu zaman verirsin.", "alayım o zaman. bi de şunu alayım."...
tipik bir türk geleneği. her ne kadar büyük şehirlerde etkisini çok gösteremese de. ilk "gün" de herkes toplanır. ve büyük çekiliş.
- sıkışığım bi dahaki ay bende olsun.
- benim de taksitler birikti. bi dahaki ay da benim olsun.
- eh iyi napalım son ay da bana kalsın.
- bir çekiliş yapacaktık. heyecan bırakmadınız vallah.
hamur işleri, özel mezeler ve vazgeçilmez kısır. ve özel siparişler. çerkes tavuğu. bana da kalanları yemek kalıyor.
- anne gün paranın bir kısmını bana verir misin ?
yaşatınız ey kadınlar! kısır yemek istiyor bu türk erkeği!
uzun bir yolculuk. ruhen ve bedenen çöküş. uykuya inat herşeye inat. ve etimekli pasta. mmm...
...dinlendirici bir şekerleme oldu. vagondaydım, oraya gidiyordum. tren yolunun bir rayı gibiydim. nereye gideceği belli azıcık pas tutmuş şekilde. güneş doğuyor vagonun içinde. kalkıp çayımı içmem gerek. koridorda ilerliyorum. herkes uyuyor. usta çayı demlerken hayat ta beni demlemeye devam ediyor. kondüktör'ün sesi yankılanıyor : "Arifiyeee, Arifiyeee...". ne çabuk geldik. çayım daha bitmemişti. çapaksız uyandım. gece yarısına çok az kaldı. patatesler haşlanıyor. turşu yiyemiyorum. kahretsin! sevgilimi çok özledim...
dörtte üçü sularla kaplı tiyatro sahnesi...
perde hiç kapanmıyor...
kendime geldiğimde,
kendimi baygın buldum.
...pencereyi açık unutmuşum. sibirya'dan gelen soğuk hava odamın her köşesinde. sayfa 122. Delikanlının genç Dolgorukiysi bir Rothschild olma yolunda ilerliyor. perdesi açık büyük penceremden dışarı baktığımda o bina hiç korkutucu gelmiyor artık. ve asit pompası inhibitörü. yarım saat sonra kahvaltımı yapmam lazım. beş dakika daha uyuyayım...
« Önceki ::